İlbey

//

İlbey

Damlacık Köyü

Damlacık Köyü, Sivas'a bağlı ve Elbeyli Köyleri olarak bilinen 42 pâre köyden biridir. Elbeyliler esasında bir Türkmen boyu olup Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu'ya göçen diğer Türkmen boylarıyla birlikte hareket etmiş ve yalnız Sivas'taki Elbeyli yöresini değil, Bursa, Antep, Hatay, Kilis gibi yerleri de mesken tutmuşlardır. Sivas Elbeylileri'nin bu yöreye gelişinin Halep üzerinden, 13. asırda olduğu ifade edilmektedir.
Köyde ekmek olarak genelde eşgili tüketilmektedir. Bu ekmek esasında bazlamaya benzer bir ekmektir, birçok köyde farklı adlar altında yapılmaktadır. Eskiden aileler çok daha kalabalık olduğu ve ağır işlerle meşgul olunduğundan daha çok ekmek tüketilir, bu sebeple ekmek pişirmek için özel ekmek günleri olurdu. Bu günlerde bir haftalık ekmek yapılırdı. Bu günlerde eşgilinin yanında yufka, yağlı, katmer, çörek, lavaş, peynirli, yumurtalı, ıspanaklı, kömbe gibi çeşitli türlerde ekmekler de yapılırdı. Günümüzde genelde eşgili tüketilmekte, ayrıca hemen her hanenin erkeği haftada en az bir kere şehre gittiğinden somun ekmek de alınmaktadır. Hatta günümüzde köydeki bazı aileler eşkili yerine somun ekmeğini tercih etmektedir. Başlıca yemekler, herle, mıhlama, düğülcek aşı, madımak aşı, ayran çorbası, pancar aşı, bacaklı çorba, mercimek yahnisi, kuskus, kulaklı, hingel, pancar sarması, turşu kavurması ya da ısıtmasıdır. Köy düğünleri de diğer köylerinkine benzer. Üç günlük düğün süresince bir çok âdet yerine getirilir. Başta halay olmak üzere değişik oyunlar kurulup oynanır; bunların bazısı teatraldir, senaryoludur, bazısında ise paso dayak atılır/yenir ve düğünden sonra günlerce falâncaya ne kadar dayak atıldığı gülüşerek anlatılır. Düğünde kâhya sıfatıyla işlerin düzenlenmesini, yolunda gitmesini sağlayan birisi bulunur. Kahyanın amacı düğün sahibinin işlerini hafifletmektir. Eskiden düğünlerde hikâyeler de anlatılırmış, benim aklım yetmiyor. Hikâye anlatıcılığında hayli ustalaşan adamlar saatlerce Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin türünden aşk hikâyeleri anlatır, yeri geldikçe kendileri de bu hikâyelere uydurma bölümler falan katarlarmış. Askere gidecek gençler -ki günümüzde epi topu on hanelik bir köyde pek sık olan bir şey değil- gitmeden birkaç gün önce toplu halde ya da birer ikişer eve çağrılır, yemek verilir, hâli vakti yerinde olanlar harçlık da verirler ki bu Anadolu insanının kalenderliğini gösteren çok hoş bir davranıştır. Hayat tarzları değiştikçe kültür de bu değişiklikten nasibini alıyor, bunu hepimiz biliyoruz. Bu kültür değişmelerinin hayatımızdan sildiği unsurların başında da erkeklerin akşamları toplandığı köy odaları geliyor. Küçüklüğümde Halis'in odasında toplanıldığını hatırlıyorum. Orada neler konuşulurdu? Orası biraz karışık. Bazen falancanın tarlasının nasıl gasp edileceği konuşulur, bazan bir köylü hanımını nasıl dövdüğünü ballandıra ballandıra anlatır, hanımına el kaldırmayanla kılıbık diye dalga geçilir, bazan da eski anılar, nükteler, temsiller, her biri defalarca anlatıldığı ve odadaki herkesçe bilindiği hâlde adetâ ilk kez anlatılıyormuş ya da yaşanıyormuş gibi bir daha bir daha anlatılır, zevkle dinlenirmiş. Bu sonuncusunu çok iyi anlıyorum zira hâla daha arada bir köye gidip de ihtiyarların bunları anlatışlarına şahit olduğumda aynı zevki ben de hissederim. Komşuluk ilişkileri bazan iyi bazan kötüydü. suyu paylaşamazdınız, harmanı paylaşamazdınız, tumbun yeri konusunda anlaşamazdınız; öndüç bir kaşık salça isterdiniz, 10 tane eşgili isterdiniz, bir tutam tuz isterdiniz vs. Komşu daima komşunun külüne muhtaçtı. Ama son zamanlarda köyden göçler giderek arttı. Damlacık köyünde de işler diğer köylerdekiyle üç aşağı beş yukarı aynıdır yani, fazla geçmiş zamandan bahseder gibi oluşum boşa değil, dedik ya devir değişmiştir ve Damlacık biraz da hatırâdan ibarettir artık.
Köy, diğer birçok Anadolu köyü gibi tarihinin büyük kısmını yoksulluk ve mahrumiyet içinde geçirmiştir. Elektriğin köye gelmesi Turgut Özal'ın başbakanlığı dönemini bulmuştur. Özellikle son 20 yıl içinde değişen hayat şartları köylüye olumlu yansımıştır. Eski dönemlerde asbap günleri yapılır, kadınlar başlarının üstünde taşıdıkları kirli asbap yüklü ‘ilaan’lerle, ellerinde tokaçlarla, arap sabunlarıyla, köyün alt başından akan çaya giderler, giyecekleri orada yurlardı. Bulaşıkları da yine aynı leğenlerle, yine başlarının üzerinde köy çeşmesine götürür orada keşik beklerlerdi. Bu keşik beklemeler aynı zamanda kadınlar arasında dedikodu ve sohbetin de başlıca vesilesiydi. Köyde bu dönemde dört çeşme vardır: Abud emminin pınarı, Corali’nin pınarı, Halis’in pınarı ve İbil’în Memmed’in pınarı. Eski dönemde evlere su bu çeşmelerden gelirdi. Kızlar, gelinler, omuzluk denen, iki başında helki, sıtıl, güğüm ya da kovanın asılmasına yarayacak biçimde demir çengeller takılı aletle evlere, dedikodu eşliğinde keşik bekledikten sonra su taşırlardı. Günümüzde şebeke suyu evlere girmiş durumdadır. Yine diğer köylerde olduğu gibi bu köyde de ev yapısı zamanla değişmiştir. Eskiden evlerin tamamı kerpiçtendi. Günümüzde kerpiç ev kalmamıştır. Köyde başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Köye traktörün ilk girişi yaklaşık kırk yıl öncedir. Yirmi sene öncesine kadar çiftte çubukta kağnının kullanılmıştır. Bugünse hemen her evde bir çiftçiye lazım olacak alet-edevat mevcuttur, tarlada ve harmanda geçirilen süre eskiye nazaran kat kat azalmış durumda, daha az insan gücüyle daha fazla hasat alınabiliyor. Ama mahsûl köylüyü memnun edecek kadar para etmediğinden özellikle gençler ekin zamanı dışında inşaatlarda çalışmaktadırlar. Küçükbaş hayvancılık çevre köylerin çoğunda olduğu gibi Damlacık’ta da terk edildi. Büyükbaş hayvancılık yapılıyor ve bu da yalnızca evin peynirini-sütünü temin etmek için yapılmıyor: daha ziyade süt satımı ve besicilik odaklı yapılıyor. Eskiden aileler çok kalabalık, hayvanlar bakımsızdı; bugün hane halkının sayısı az, hayvanlar daha iyi besleniyor ve sütü de eti de –istenen kazancı sağlamasa bile- satılıyor.
Köyde ilköğretim okulu var, ama bu yıl okul faaliyet göstermeyecek. Köy hemen bütün Anadolu köyleri gibi aşağı yukarı 30 senedir sürekli göç vermekte ve sanırım halihazırda köyde on hane ya var ya yok.. Öğrenci sayısı onu bulmayan köylere öğretmen verilmediği ve bu sene öğrenci sayısı sekizde kaldığı için bu çocuklar taşımalı eğitimle başka köylerde tahsil görecekler. Köyün içme suyu şebekesi var, kanalizasyon şebekesi yok. Ptt şubesi ve ptt acentesi yok. Sağlık ocağı ve sağlık evi yok. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon var.

粉嫩公主酒酿蛋与传统手艺酒酿蛋的差异。粉嫩公主酒酿蛋选用的质料都是优质的纯天然有机食物丰胸产品,产品无任何激素,没有任何副作用。首要成份有:酒酿原汁、土鸡蛋、珍珠糯米、姜汁红糖、泰国野葛根等提取物。粉嫩公主酒酿蛋选用现代科学方法粉嫩公主酒酿蛋官网,通过7年超长周期的研制,设置出愈加合理的配方配比,使得相同一杯酒酿蛋,粉嫩公主酒酿蛋的养分作用是传统手艺酒酿蛋作用的三倍丰胸食物,并且即充即饮很便利,而传统手艺酒酿蛋的制造很费事,作用也不怎么好,养分价值很少丰胸效果。

Copyright 2013